A DANGEROUS METHOD

Çocuk sahibi olmanın  hayatıma  getirdiği sınırlandırmalardan biri de sinemaya gidebilmek.Çocuk öncesi her hafta sonu gittiğimiz , sevdiğimiz filmleri mutlaka sinemada izlemeye çalıştığımız o günler, geride kaldı.Çocuğumuzla geçirdiğimiz zaman zaten kısıtlı olduğu için,bu zamanı diğer aktivitelere ayırmak çok zorlaştı.Yine de,  çok sık olmasa da, sinemaya,tiyatroya, konserlere gidebilmek için zaman yaratmaya çalışıyorum.Başka türlü yaşamdan zevk alabilmem çok zor olurdu zaten.

İşte şimdi merakla beklediğim,  Freud ve Jung arasındaki ilişkiden bahsedecek olan bir film vizyonda.Film aynı zamanda Jung’ın ,iyileştirmeye çalıştığı bir kadın hastası arasındaki ilişkiye de yer verecek.Yönetmeni başarılı bir isim olan David Cronenberg. Filmi sinemada seyretmek için oldukça istekli ve heyecanlıyım.

Gelelim filme:

Filmin başında , psikolojide çığır açan psikanaliz yöntemini, bunalım geçiren hastası Rus, Sabina Spielrein’e uygulayan Jung ‘ı görüyoruz.Sabina (Keira Knightly) geçirdiği bunalıma rağmen , güçlü karakterini hissedebileceğimiz bir kadın.Jung(Michael Fassbender) ise kendini ,Freud’dan devraldığı  psikanaliz yöntemine ve hastalarına adamış bir doktor.Filmin adından da anlaşılacağı gibi ,bu method üzerine yoğunlaşılacağını düşünürken, film bir anda kelimelerden oluşan bir boşluğa doğru sürükleniyor.Jung’ın aile yaşamından tutun da ,Freudla tanışmalarına,Sabinayla aşka dönüşen ilişkilerine ,Freudla yollarının ayrılmasına tanık olduğumuz film boyunca ,kafamızda bunlardan hiçbiri tam olarak şekillenemiyor.Filmin içine girmek için kendimizi zorlasak da ,oyuncuların başarılı performansları buna katkı sağlamaya çalışsa da ,herşeyin havada bırakıldığı bir senaryoyla , bunu başarmak mümkün olmuyor.Filmde yer alan bazı sahneler,diyaloglar ,öylesine,görev icabı, araya sıkıştırılmış gibi.Freud(Viggo Mortensen) elindeki puroyla ,karikatürize edilmiş bir karakter,canlı değil.Jung ‘ın çelişkileri ve Freud’a karşı çıkışlarının nedenini anlamak mümkün değil.Sabina ‘nın  buhranlardan kurtulması nasıl oldu,hiçbir fikrimiz yok.Bohem ve nevrotik psikanalist Otto (Vincent cassel), söylediği çok eşlilik yanlısı sözleriyle ,bir anda Jung’ın düşünce ve duygularını nasıl değiştirdi,anlayamıyoruz.

Çok büyük bir hayalkırıklığıyla çıkıyoruz sinemadan.Üzgünüz,kızgınız; David Cronenberg’in elindeki malzemeyi ,Hollywood film endüstrisinin çarklarında öğütmüş olmasına.Kafamızda sinir bozucu,gereksiz ve anlamsız  şu sahneyle yağmur dolu sokaklara atıyoruz kendimizi:

Jung ve Freud görüşlerinin tanıtımı için davetli oldukları  oldukları Amerikaya giderler .Gemileri, Amerika ‘ya geldiğinde ,özgürlük anıtı bütün ekranı kaplar.Jung ve Freud ona bakar ve Jung şöyle der :” İşte bu gördüğün geleceğin ta kendisi”.

Neeeeee!Ne alakası var bu filmde bu sahnenin diye bağırıp ,çağırasım geliyor  tüm film ekibine !!! YAZIK!

Not: En azından Jung ve Freud’un ilişkilerine  göz atmak için bir fırsat bu film: Bunun için bir kitap: Sigmund Freud- Freud ve Jung Mektuplaşmaları http://www.icgoru.com/content/view/85/21/lang,/

eylem t

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s