Kapadokya – Büyülü Coğrafya,Etkileyici Tarih

Yine düştüm yollara yollara yollara…

Bu şarkıyı mırıldanmayalı ne kadar çok zaman geçmişti.

3 arkadaş 3 günlük bir Kapadokya gezisi yaptık bu hafta sonu.Cuma sabahı Kayseri uçağına bindik ve içimiz kıpır kıpır başladık yolculuğumuza.Hava kapalı ve soğuktu.Normalde yılın bu döneminde -13 -15 mayıs – hiç olmadığı kadar soğuk ve yağmurlu gösteriyordu meteoroloji.Mecburen yağmurluk,şemsiye ve paltolarımızı aldık.İyi ki de almışız.Kışı aratmayan günler geçirdik Kapadokya’da.

Gelelim gezimizin ayrıntılarına:

Öncelikle turla gitmemekle çok iyi yapmışız.Uçakla Kayseriye gidip,havaalanından araba kiralayarak, dilediğimiz gibi ve rahatça gezebildik.Bir de navigasyon aleti istedik arabamıza.Dizel,2010 model Hyundai Era ,bize hiç ama hiç problem çıkartmadı .Kayseri havaalanındaki Filopark acentasından kiraladık sorunsuz bir şekilde.(http://www.filopark.com/Iletisim.aspx) Çok sevgili bir arkadaşım Ürgüp’te yaşıyor.Onun tavsiyesiyle yer ayırtmış olduğumuz,  Yasemin Hanım’ın sahibi olup ,işlettiği Yasemin’s Cave House  ‘daki odamıza yerleştik.(Aynaklı Oda imiş ismi)(http://www.yasemincavehouse.com/index.php?yasemin=house) Ürgüp’ün bir mahallesi olan Esbelli bölgesinde yer alan otelimizin gerçekten muhteşem bir manzarası vardı.Çok sıcak bir şekilde ağırlandık.Odamızda çay, kahvemizi ve suyumuzu da eksik etmemişti Yasemin Hanım.Çok hoş bir balkonu ve ufak bir bahçesi olan otelde ,maalesef açık havada kahvaltımızı edemedik ama girişteki şirin odada,ev sıcaklığında çayımızı yudumladık her sabah.

Odamızdan görünüm.

Balkonumuzdan görünüm.

Esbelli mahallesinin bir bölümden görünüm.

Sarının her tonun ağırlıkta olduğu bu coğrafyaya ilk kez gelişimizdi ve etkilenmiştik.Oysaki bu daha 300 km ye yayılan Kapadokya’nın ve meşhur peri bacaları diyarının sadece ufak bir bölümüydü.

Kapadokya diye anılan bölge aslında, Nevşehir ili merkezde olmak üzere Kırşehir, Niğde, Aksaray ve Kayseri illerinin bazı bölümlerini de içine alan bölgededir.Pers dilinde ‘Güzel Atlar Ülkesi) anlamına gelmektedir.Bölgenin coğrafi özelliği olan masalsı Peri bacaları, 60 milyon yıl önce; volkanik dağların püskürttüğü lav ve küllerin oluşturduğu yumuşak tabakaların, milyonlarca yıl boyunca yağmur ve rüzgar tarafından aşındırılmasıyla ortaya çıkmıştır. Coğrafi olaylar Peribacaları’nı oluştururken, tarihi süreçte, insanlar da bu peribacalarının içlerine ev, kilise oymuş, bunları fresklerle süsleyerek, binlerce yıllık medeniyetlerin izlerini günümüze taşımıştır. İnsan yerleşimlerinin Paleolitik döneme kadar uzandığı Kapadokya’nın yazılı tarihi Hititlerle başlar. Tarih boyunca ticaret kolonilerini barındıran ve ülkeler arasında ticari ve sosyal bir köprü kuran Kapadokya, İpek Yolu’nun da önemli kavşaklarından biridir.
 
MÖ XII. yüzyılda Hitit İmparatorluğu’nun çöküşüyle bölgede karanlık bir dönem başlar. Bu dönemde Asur ve Frigya etkileri taşıyan geç Hitit Kralları bölgeye egemen olur. Bu Krallıklar MÖ VI. yüzyıldaki Pers işgaline kadar sürer. Bugün kullanılan Kapadokya adı, Pers dilinde “Güzel Atlar Ülkesi” anlamına geliyor. MÖ 332 yılında Büyük İskender Persleri yenilgiye uğratır, ama Kapadokya’da büyük bir dirençle karşılaşır. Bu dönemde Kapadokya Krallığı kurulur. MÖ III. yy. sonlarına doğru Romalıların gücü bölgede hissedilmeye başlar. MÖ I. yy ortalarında Kapadokya Kralları, Romalı generallerin gücüyle atanmakta ve tahttan indirilmektedir. MS 17 yılında son Kapadokya kralı ölünce bölge Roma’nın bir eyaleti olur.
Kapadokya MS III. yy’da Kapadokya’ya Hıristiyanlar gelir ve bölge onlar için bir eğitim ve düşünce merkezi olur. 303-308 yılları arasında Hıristiyanlara uygulanan baskılar iyice artar. Fakat Kapadokya, baskılardan korunmak ve Hıristiyan öğretiyi yaymak için ideal bir yerdir. Derin vadiler ve volkanik yumuşak kayalardan oydukları sığınaklar Romalı askerlere karşı güvenli bir alan oluşturur.
 

Arkadaşımın  oluşturduğu 2,5 günlük gezi planımızı da harita üzerinde işaretledikten sonra gezimizin ilk durağı olan Ortahisar’dan keşfe başladık.

ORTAHİSAR

Ortahisar’daki ilk durağımız yeni açılan bir oteldi.Bir sonraki  gelişimiz için ,birebir ziyaret etmek istediğimiz bir yerdi.Otelin çok tatlı,güleryüzlü, ilgili  ve bilgili  işletme müdürü Nil Hanım,  odalarını bir bir gezdirdi.Muhteşem manzarasına hayran kaldık.Oldukça zevkli döşenmiş , yepyeni bir oteldi Hezen Cave Hotel (http://www.hezenhotel.com/)

Hezen Cave Hotel’in terasından görünüm

DEVRENT VADİSİ (DEVRENT VALLEY)

Ürgüp -Göreme yolu üzerindeki ilk durağımız Devrent Vadisi oldu.Bu vadide, kayaların arasında çok zevkli ve inişli çıkışlı bir yürüyüş yaptık.Buradaki peri bacaları çok değişik şekiller aldığından ve de bazı canlılara benzetildiğinden dolayı Hayal Vadisi(Imaginary Valley) olarak da biliniyor.

ZELVE AÇIK HAVA MÜZESİ / PAŞABAĞLARI

Göreme yolu üzerindeki diğer durağımız olan Zelve Açık Hava Müzesi’ne girerken öncelikle müzekartlarımızı aldık.Ücretleri: 20TL normal,10TL öğretmen  .Bu kartı bir yıl boyunca tüm müze girişlerinde kullanıyorsunuz.Zelve’de öylesine yoğun bir yağmura yakalandık ki , bir iki oyuk gezisinden sonra geri dönmek zorunda kaldık.Bu büyüleyici vadiyi bir sonraki gezimizde tamamlamak üzere Paşabağların’da kaybolmaya gittik:)

Yağmur biraz dinmişti ve Paşabağları ilk girdiğimiz andan itibaren bizi büyüledi.

Paşabağların’da gördüğümüz peribacaları farklı; şapkalı gibi bir görünümleri var.Bunun nedeni ise ‘alt kısımlarının kolay aşınabilir, üst kısımlarının ise sert kayadan meydana gelmiş olması ‘ imiş.

Paşabağlarında adı üstünde üzüm bağlarını da görebilirsiniz.Tam anlamıyla huzuru hissedebilirsiniz burada.

ÇAVUŞİN KİLİSESİ / KÖYÜ

Kapadokya bölgesinin en eski yerleşim yerlerinden biri olan bu köydeki harabeler,eskiden hıristiyan dervişlerin ve topluluklarının yaşadığı yerlermiş.

Bu tarihi ve şirin köyde taze sıkılmış meyve suyunuzu da içebilirsiniz:)

GÖREME AÇIK HAVA MÜZESİ (GOREME OPEN AIR MUSEUM)

Aslında , burası bizim 3.günkü programımızdaydı ama güzergahta,Çavuşin’den sonra gezilebilecek bir yer.

Çok çok sevdiğim bir yer oldu burası da.Kayaların görünmü adeta bir masal ülkesini andırıyor.İçleri yine oyulmuş .İrili ufaklı kiliseler var.Özellikle Elmalı ve Karanlık Kilise’yi görmeden gelmeyin.Karanlık Kilise için müze kart dışında artı bir ücret alınıyor.(8 TL)

GÖREME

Peribacaları ile içiçe , ufak restaurantların ve hediye dükkanlarının olduğu ,turistik bir mekan.

UÇHİSAR

Çok fazla gezip ,göremediğimiz yerlerden biri de Uçhisar oldu.Oysaki doyumsuz manzaralar sunan bir yer.

Uçhisar-Nevşehir yolu üzerinde Kocabağ Şaraplarına uğramayı unutmayın.Mutlaka tadın.Beğendiklerinizi satın alabilirsiniz.

KAYMAKLI YERALTI ŞEHRİ(KAYMAKLI UNDERGROUND CITY)

Böylesine ilginç bir yer görmemiştim hayatımda.Binlerce kişinin ,aylarca yaşayabileceği şekilde düzenlenmiş 8 kattan oluşan bu yeraltı şehrini gezerken çok farklı duygular yaşayacaksınız.Gruplara denk gelmeyeceğiniz saatlere gezinizi ayarlarsanız daha rahat gezebilirsiniz.Aslında havalandırma durumu nefes alma konusunda sorunsuz bir ortam yaratsa da, kapalı mekan,dar yollar zaman zaman rahatsız edebilir.Ayrıntılı bilgi için bu linkten yaralanabilirsiniz belki.(http://kapadokyaweb.com/inceleme/kaymakli-yeralti-sehri)

SOĞANLI

İşte buraya bayıldım.Her adım başı doğa ve tarihle içiçe .Çok ilginç ve güzel bir bölge.Keşfedilmeyi bekliyor.

Kayaların içerisinden hayat.

Soğanlı’ya geldiğinizde mutlaka Kapadokya Restaurant’a uğrayıp ,yemeğinizi orada yiyin.

ŞAHİNEFENDİ (SOBESSOS ANTİK KENTİ MOZAİKLERİ)

Soğanlı-Ürgüp yolu üzerinde yer alan bu köyde yer alan antik kent Sobessos’un  kilisesinin zemininde gün ışığına çıkarılan mozaikleri görebilirsiniz.

KEŞLİK MANASTIRI(KESLIK MONASTRY)

Şahinefendi’den devam ettiğinizde Taşkınpaşa’yı geçtikten sonra solda manastır levhasını göreceksiniz.Bu tarihi manastrırın bahçesi Cabir bey’e dedesinden kalmış ve Cabir bey de manastırın tüm bakımını üstlenmiş.İlk kez bakımlı bir tarihi mekan görmenin şaşkınlığı oluyor bir an.Girişte 4 TLlik bilet kesilmekte.

MUSTAFAPAŞA

Ürgüp’e gelmeden uğradığımız Mustafapaşa, bir zamanlar zengin Rumların yaşadığı bir yermiş.Mübadele döneminde zorunlu göç nedeniyle ,kenti terk ettikten sonra burası eski şaşaalı günlerinden uzaklaşmış.Ama yine de eski lüks döneminin etkilerini hissedebileceğiniz bir  yer.(Asmalı Konak dizisindeki konak da burada.Şu anda ‘Old Greek House’ adında bir otel olmuş.)

KIZILÇUKUR VADİSİ

Ihlara Vadisi yürüyüşünü bir sonraki gelişimize bırakarak ,arkadaşımızın da katılımıyla Kızılçukur Vadisi yürüyüşü yaptık.Burada günbatımı izleme noktası da var.Akşamüzeri gidip gün batımını izlemek de ayrı bir keyif.Farklı parkurlara sahip vadiyi yürüyerek Çavuşin köyünden çıktık .

İlk önce arabamızı panaromic bakış noktasına park ettik ve vadi yürüyüşümüzü yaklaşık 1,5 saat içerisinde Çavuşin’de noktaladık.Çavuşin’den arabamıza bir arkadaşımız bizi bıraktı ama sanırım taksi bulmak gerekecekti o olmasaydı.

 

Kızılçukur vadi yürüyüşümüzle muhteşem bir nokta koyduk gezimize.Üzgün yüzlerle Kayseri yoluna devam ettik ve veda ettik bir masal ülkesine.

Kayseri Havaalanın’dan Erciyes’e bakış ve de Kapadokya gezisinin son durağı.

                                                                                                               eylem t
Reklamlar

Kapadokya – Büyülü Coğrafya,Etkileyici Tarih” üzerine 2 yorum

  1. Eylemcim sizin için güzel olduğu kadar bizim için de harika oldu, sizinki kadar soğum olmasa da biz de parçalı bulutlu, zaman zaman yağmurlu bir havada gezdik, ama herşeye değerdi, çok teşekkürler 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s